__ YARATILIS GAYESI __ islami sohbet video ve canlı TV
La ilahe illallah dediği halde onu niçin öldürdün?
La ilahe illallah dediği halde onu niçin öldürdün?
Usame b. Zeyd (r.a.) şöyle nakletmiştir: Allah Resulü (a.s.) bizi bir seriye hâlinde (cihada) göndermişti. Cuheyne kabilesinden Hurakat'a bir sabah baskın yaptık. O sırada ben bir adama yetiştim. O, la ilahe illallah, dedi. Ben kargımı ona sapladım. Bu işten gönlüme bir şüphe düştü. Sonra bunu Hz. Peygamber'e anlattım. Allah Resulü (a.s.): "La ilahe illallah dediği halde onu niçin öldürdün?" diye sordu. Ben, ey Allah'ın Resulü! O, bunu ancak silahtan korktuğu için söylemiştir, dedim. "Onu kalbinden söyleyip söylemediğini bilmen için kalbini mi yardın?" buyurdu ve
RUM suresi İbn Kesir Tevsiri
İBN KESİR TEVSİRİRUM SURESİ
(Sûre Mekke'de Nazil Olmuştur)
Rahman ve Rahîm olan Allah'ın adıyla
1 — Elif, Lâm, Mîm.
2 — Rumlar yenildiler.
3 — Yakın bir yerde. Ama onlar, bu yenilgilerinden sonra gâlib geleceklerdir.
4 — Birkaç yıl içinde. Eninde sonunda emîr Allah'ındır. O gün mü'minler de sevinecekler.
5 — Allah'ın yardımı ile. O dilediğine yardım eder ve O, Aziz'dir, Rahîm'dir.
6 — (Bu) Allah'ın va'didir. Allah va'dinden asla caymaz, ama insanların çoğu bilmezler.
7 — Onlar dünya hayatının yalnız dış yüzünü bilirler. Ve onlar âhiretten ise gafillerdir.
Veda Hutbesi
Veda Hutbesi
(9 Zilhicce l0 H./8 Mart 632 M. Cuma)Peygamberimiz Hz. Muhammet (s.a.s.) Vedâ haccında, 9 Zilhicce Cuma günü zevâlden sonra Kasvâ adlı devesi üzerinde, Arafat Vâdisi'nin ortasında 124 bin Müslümanın şahsında bütün insanlığa şöyle hitabetti.
Bismillahirrahmanirrahim
"Hamd Allah'a mahsustur. O'na hamdeder, O'ndan yardım isteriz. Allah kime hidâyet ederse, artık onu kimse saptıramaz. Sapıklığa düşürdüğünü de kimse hidâyete erdiremez. Şehâdet ederim ki; Allah'dan başka ilâh yoktur. Tektir, eşi, ortağı, dengi ve benzeri yoktur. Yine şehâdet ederim ki, Muhammed O'nun kulu ve Rasûlüdür. "
Ey Nâs!
GELENEĞİNİN ŞER'Î DAYANAKLARI
Doç. Dr. Mustafa DÖNMEZ
Giriş :Günümüz İslam dünyasında ve özellikle de ülkemizde, kutlanagelen Mevlit, Regaib, Miraç, Berat gibi bazı kandil geceleri bulunmaktadır. Araştırmamızda sözkonusu kandil gecelerini kutlama geleneğinin şer'i dayanakları tespit edilmeğe çalışılmıştır. Ayrıca konuyla ilgili olarak İslam alimlerinin görüşleri belirtilmiş ve bu geceleri kutlamanın meşrû olup olmadığı hususunda tatminkar bir sonuca varılmaya çalışılmıştır. Cenab-ı Hâk’dan niyazımız, bu çalışmamızın müslümanlar için faydalı olması dileğidir.
1. Mevlit Kandili :İsminden de anlaşıldığı üzere Peygamber (s.a.v.)’in doğduğu gece olup, Rabi’u’l-Evvel ayının on ikinci gecesine rastlamaktadır. Ancak hz. Peygamberin bu gecede doğduğu konusunda ihtilaf olduğu bilinmektedir.[i] Ayrıca bu gecenin ne fazileti ve ne de kutlanması konusunda hiç bir rivayet sabit olmamıştır. Kaldıki ne Peygamberimiz (s.a.v.) ne ashabı ve ne de selef-i salihin bu geceyi kutlamış değildir.
İSLAM'DA SİHİRBAZIN HÜKMÜ (BÜYÜCÜ)
İbn Baz Hoca Efendi başkanlığındaki Yüksek fetva kuruluna şöyle soruldu: Bir kadına evlenmesi için bir adam tarafından büyü yapıldı. Kadın Cinnet Geçirdi. Sihirbazı medeni mahkeme hakimlerinden biri tutukladı. Soruşturma sonucunda yöneltilen suçun hak olduğuna karar verildi. Hak ettiği had cezası nedir?
CEVAP: Sihirbaz, Sihrinde küfre yolaçacak şeylere başvurursa dinden çıkma cezası ile öldürülür. Haksız yere birinin öldürüldüğü ortaya çıkarsa KISAS yolu ile öldürülür. Küfrü gerektirecek birşey yapmadığı gibi birinide öldürmediyse, öldürülüp öldürülmiyeceği hususunda ihtilaf vardır.
Sahih görüşe göre SİHİRLE iştigali nedeniyle küfre girmiştir ve dinden çıkma cezası ile öldürülür. İmam Ebu Hanife, İmam Malik ve imam Ahmed b. Hambel bu görüştedir. Onlara göre Şu ayet sihir yapan herkezin küfrüne delalet eder...
"Süleyman’ın hükümranlığı hakkında şeytanların (ve şeytan tıynetli insanların) uydurdukları yalanların ardına düştüler. Oysa Süleyman (büyü yaparak) küfre girmedi. Fakat şeytanlar, insanlara sihri ve (özellikle de) Babil’deki Hârût ve Mârût adlı iki meleğe ilham edilen (sihr)i öğretmek suretiyle küfre girdiler. Hâlbuki o iki melek, “Biz ancak imtihan için gönderilmiş birer meleğiz. (Sihri caiz görüp de) sakın küfre girme” demedikçe, kimseye (sihir) öğretmiyorlardı. Böylece (insanlar) onlardan kişi ile karısını birbirinden ayıracakları sihri öğreniyorlardı...(Bakara 102)
Buharinin Sahihinde , Bicale bin Abde'den şöyle rivayet edilmiştir. Hz. Ömer "Her Sihirbazı erkek ve kadını öldürün" diye ferman yazdı. Biz de Üç sihirbazı öldürürdük.
İmam Maliğin rivayet ettiğine göre Mü'minlerin annesi Hafsa da (r.a.) sihir yapan bir cariyesinin öldürülmesini emretmiş ve öldürülmüştür. Cündüp'den de (R.a.) şöyle dediği rivayet edilmiştir. Sihirbazın cezası Kılıçla vurulmasıdır. Bunu Tirmizi rivayet etmiş ve endoğrusu bu sözün (Nebi s.a.v. sözü değilde) Cündüp (r.a.) sözü olduğudur.
-Buna Göre Sorulan sorunun cevabı; alimlerin görüşlerinin en doğrusuna göre sihirbaz öldürülür, şeklinde olur. Sihrin yapılıp yapılmadığını tespit edecek ve bu cezayı verecek ise müslümanların işlerini üstlenmiş bulunan müslüman yöeticilerdir. Fesadı def etmek ve kargaşa kapısını kapısını kapatmak için böylr yapmalıdır.
www.yaratilisgayesi.com
Daha Fazla İçerik...
Sayfa 9 - 10

