Hoş geldiniz, Ziyaretçi
Lütfen Giriş yada Kayıt.    Kayıp Parola?

Kadercilik bid'atı
(1 inceleyen) (1) Ziyaretçi
Alta gitSayfa: 1
BAŞLIK: Kadercilik bid'atı
*
#32
Kadercilik bid'atı 7 Yıl, 8 Ay önce Karma: -10
AddThis Social Bookmark Button
Kadercilik bid'atı: Kaderiye; Ehl-i Sünnet âlimlerince, kendi amellerinin fiillerinde yüce Allah'ın bir etkisinin olmadığını savunanlardır. Nitekim bir takım hadislerde belirtildiğine göre, Kaderiyecilerin bu ümmetin Mecûsîler'i olduğu ifade edilmiştir. Konu yakında ele alınacaktır. Kaderiyecilere göre Allah'ın, kulun fiili üzerinde en ufak bir etkisi yoktur.

Kaderiyye olarak tesmiye edilen bu taıfe kadere inandıklarından değil kaderi inkar ettikleri için bu isim verilmiştir. Esas isimler (Nufatü'l-Kader)'dir. (Mütercim)

Kaderle ilgili olarak konuşmak ve kulların fiillerinin yüce Allah'ın meşietıne yani dilemesine bağlı olduğuna dair görüşler islâm'dan önce de var idi. Nitekim yüce Allah'ın kitabı bize bundan söz etmektedir. Kur'ân'da bildirildiğine göre. Arap müşrikler, şirklerini Allah'a nisbet etmektedirler. Kendilerinden öncekilerin de aynı şekilde davrandıklarını Kur'ân'dan öğreniyoruz. Yüce Allah şöyle buyuruyor:
"Allah'a ortak koşanlar: Allah dileseydi ne biz, ne de atalarımız O'ndan başka bir şeye tapmazdık ve O'nun izni olmadan hiçbir şeyi haram kılmazdık, dediler. Onlardan öncekilerde böyle yapmıştı. Peygamberlere düşen yalnız açıkça tebliğ etmek değil midir?" (Nahl: 16/35)

Ebü Hüreyre (r.a.) de diyor ki: "Kureyş müşrikleri Hz. Peygamber'e (S.A.V.) gelip. Kendisiyle kader konusunu tartıştılar, işte bunun üzerine şu âyet indi: "Muhakkak ki mücrimler (suçlular) dünyada sapıklık, ahirette de çılgın ateş içindedirler." (Kamer:54/47. Lalekâî,age. 946. Haşiye

Diğer taraftan Hz Peygamber (s.a.v.) döneminde, kader konusunda kimi sahabî arasında da bir takım tartışmalar çıkmış, Hz. Peygamber (s.a.v.) bunu duyunca, kendilerine kızmış ve onları bundan menetmiştir. Nitekim bu husus daha önce geçmişti. Böyle bir tartışmayı sürdüren sahabîler de yaptıklarından vazgeçmişlerdi.

Artık bu türden bir olay ta hicrî ilk asrın yarısına kadar meydana gelmemiştir. Daha sonra bu türden bir olay Mabed el-Cühenî ortaya atmıştır.

Mabed el-Cühenî bu görüşlerini, müslüman olduğunu söyleyerek Müslümanların arasına girdiği halde sonradan tekrar eski inancına dönen Hırıstiyan bir adamdan almıştı.

Mabed el-Cühenî bu görüşleri aldıktan sonra artık onu halk arasında yaymaya başlamıştır.

Müslim'in Yahya b. Ya'mer'den rivayetine göre o şöyle söylemiştir: "Basra'da ilk kez kader mevzuunu ele alan kişi, Mabed el-Cuhenîdır. Müslim, Sahih: Hadis:8.

Bir önceki manasıyla kadercilik bid'atı, iki ana temelden oluşur:

a) Sonradan olanlarla ilgili olarak yüce Allah'ın ilmini (o şeyleri bildiğini) inkâr etme.

b) Kul bizzat kendi fiillerinin Halıkı ve yaratanı olduğunu söyleme.

Bu görüşü savunan Kaderiyeciler, İbn Hacer'in de ifade ettiği gibi artık kalmamıştır. İbn hacer, Kurtubi'den bu hususu aktarmaktadır. Buna göre Kurtubî şöyle demiştir: "Artık bu mezhep yok olmuştur. Çünkü sonradan gelen âlimlerden onların bu görüşlerinde olanların varlığından sözedilmemiş ve böyle bir kimse de sonraki alimler (muteahhirîn) arasında bilinmemektedir." Devamla şöyle der: "Günümüz kadercileri, yüce Allah'ın, kullarının fiillerini bildiğine dair görüşte mutabıktırlar. Kul, henüz o fiili yapmadan, fiil kendisinden meydana gelmeden yüce Allah onları biliyor, inacındadırlar. Ancak bunlar Selefe şu noktada karşı çıktılar:

"Kulların fiilleri, onların kendi takdirleridir. Başka bir etki olmaksızın bizzat bağımsız olarak bu fiil onlardan meydana gelmektedir"( Fethu'l Bâri: 1/119; Nevevî, Müslim Şerhi: 1/154; Câmiu'l-Usûl ve'l-Hikem: 18. ) Mutezile de sistemini bu temel üzerinde kurdu. Daha sonra da bu görüşü savunanlar farklı farklı mezhepler olarak ortaya çıktılar. Çok ince farklarla değişik mezhepler meyda na gelmiş oldu.
editor
Administrator
Gönderiler: 82
graph
Sitede Değil Kullanıcı bilgilerini görmek için tıklayın
Son Düzenleme: 27/03/2010 22:33 Düzenleyen editor.
Sadece Kayıtlı kullanıcılar yazı yazabilir.
 
Üste gitSayfa: 1

Üye Giriş Formu

Allah yaratılış gayesi yaratılışgayesi davet muhammed melek Kuran Sünnet hadis ayet cennet, cehennem, islam, insan, yazılı, sesli, video, yayın, ebu, said, enes, canlı, tv, abdurrahman, musa, isa, ibrahim, nuh, ıstılah, sohbet, albani, buhari, muslim, tirmizi, nesai, ibn, mace, taberi, kesir, kurtubi, sitte, ebu, davut, davud, sunen, dua,  büyü, cin, sihir, tılsım, ahmed, korunma, edeb, rukye, oruç, namaz, kurban, bayram, ramazan, fıtrat, tevhid, uluv, risale, tahkik, menhec, tahric, nur, muaz, zaman, sema, arş, cübbeli, harun, isa, yahya, vahiy, islami, video, islamivideo, mesnevi, mevlana, guraba, kitap, al, oku, öğren, cd, indir, download, ebu said tasavvuf mevlana fetva ayet ebusaid kitap kays leyla mecnun celalettin celaleddin rumi kimya zahir tecelli vasıf tanımak nitelemek hadis ilim  amel iman nas iman ıstılahşeriathakikathükümkuran sünnet küfür şirk tevhid sünnet kalp hayat zikir iman

Şu anda 1017 ziyaretçi çevrimiçi